Sky Sports sezonu muhteşem bir kolajla özetlemiş. Arka fonda çalan şarkıyı merak edenler şu linkten ulaşabilir.
19 Mayıs 2012 Cumartesi
17 Mayıs 2012 Perşembe
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Mavi Devrim
Haftalık yayın yapan Hayatım Futbol dergisine bu sezonun kısa bir özetini geçtim. Hala inanamıyorum uzatmalarda 2 golün gelmesine, göz göre göre kaybedilen şampiyonluk 2 dakikada geri geldi.
Manchester şehrinde zafer 44 yıldır şampiyonluğa hasret olan mavi tarafın oldu. Maçın uzatma dakikalarına yenik giren Manchester City’nin 3-2’lik zaferi nesilden nesile anlatılacak bir şampiyonluğu getirdi.
‘’Hayatımın en mutlu anını yaşıyorum ama lütfen bir daha bu şekilde olmasın’’ ( Vincent Kompany )
Sezon başından beri bir mavilere bir kırmızılara yaklaşan kupa sonunda sahibini buldu. Premier League’in en epik finallerinden birine sahne olan City- QPR maçı sonrasında Maviler 44 yıllık şampiyonluk hasretine son verdi. Manchester’ın kırmızı tarafı ise 5 dakikada kaçan şampiyonluğa üzülüyor.
Yükselme ve gerileme dönemi
Petrol zengini Şeyh Mansour’un yatırımlarıyla sansasyonel transferlerine her sezon yenilerini ekleyen Manchester City 2011/12 sezonuna lig şampiyonluğu parolasıyla başladı. Dzeko, Agüero, Nasri, Silva gibi top class oyuncuların etkili oyunuyla maçlarını rahat kazanan City ligdeki rakiplerine en ciddi mesajı Old Trafford’daki tarihi 6-1’lık galibiyetiyle verdi. FA Cup yarı finali haricinde ezeli rakibine diş geçiremeyen Manchester City, Premier League dengelerini sadece transfer anlamında sarsmadığını da göstermiş oldu. Sir Alex Ferguson’un tabiriyle ‘gürültücü komşular’ başarının parayla satın alamayacağı klişesini United ağlarına tam 6 gol göndererek yerle bir etti.
Ocak sonrası Manchester City için çok sancılı geçti. Afrika Kupası’na giden Yaya Toure, çok uzun süre gol bulamayan Dzeko, formu düşen Silva , cezası nedeniyle 4 maç oynayamayan Kompany derken takımın tüm yükünü bir süreliğine Agüero ile Balotelli sırtlamak zorunda kaldı. Her defasında Yaya Toure’nin takımdaki önemine vurgu yapan Mancini silik deplasman performansları sebebiyle takımı toparlamaktan uzak bir görüntü çizdi ve Emirates’te kaybedilen maç sonrasında United’la City arasında oluşan puan farkı 8’i buldu.
Akıl almaz finale doğru
İngiltere’de sezonun son dönemecine girildiğinde herkes United’ın 8 puanlık avantajıyla şampiyonluk ipini rahat göğüsleyeceğine inanırken, United’ın beklenmeyen Wigan mağlubiyeti ve Everton beraberliği Etihad’daki Manchester Derbisine 3 puanlık farkla girilmesini sağladı. Tevez’in takıma dönüşü ve Toure’nin normal performansına yaklaşmasıyla puan kaybı yaşamayan City, United’ı kaptan Kompany ile yıktı ve son iki maça lider olarak çıkma avantajını yakaladı. Bu süreçte ısrarla rakiplerinin daha avantajlı olduğunu belirterek psikolojik üstünlüğü ele alan Mancini, takımın Newcastle deplasmanından zaferle dönmesinde büyük pay sahibi oldu. Ligin son haftasına girilmeden önce Newcastle’ın çelme takacağını düşünen Manchester United şampiyonluk hayallerine büyük ölçüde veda etmişti.
Ligin son haftasında City’nin kazanması gereken maç QPR’ın inanılmaz savunmasıyla işkence halini aldı, %89 topla oynama oranının görüldüğü maçta QPR ilk yarıda sadece 67 pas yapabildi ama buna rağmen Manchester City pozisyon bulmakta çok zorlandı. Topu Agüero ve Tevez’e indirme planıyla maça çıktıkları halde Arjantinlilerin kaleye yüzünü dönmesi mümkün olmadı. Şampiyonluk için uzatmalarda atılması gereken 2 gol, 90 dakika kusursuz savunma yapan takıma karşı imkansız görünüyordu. Bu durum öyle bir stres halini aldı ki gol gelmedikçe Dzeko, Tevez ve Nasri’nin ceza sahası içerisinde çektiği şutlar kaleyi bile göremeden direk taca çıkıyordu. İmkansızı mümkün kılmak için ise 2 dakika yetti. Dzeko’nun kornerden attığı gol ve Agüero’nun olağanüstü bitirişi Maviler’i tarihe geçecek şampiyonluğuna ulaştırıyordu.
Mancini’nin akıl oyunları
Şüphesiz bu başarının en büyük mimarı Mancini ve ekibi. Sezon başında Dzeko ve Silva’nın Tevez’den dayanak alarak kazan kaldırmasına müsaade etmedi. Balotelli gibi bir karakterden maksimum olmasa da ortalama verim almayı başardı. Baskının en yoğun olduğu dönemlerde bile takımın gardını düşürmeyerek 8 puanlık farktan geri dönebilmek de Mancini’nin eseri. QPR maçının son dakikaları yaklaştığında istifa mektubunu masaya koymayı düşünürken gelen mucizevi galibiyetle tüm sezon boyu hak ettiği ödülü aldı. Lig maçları haricinde takımını Şampiyonlar Ligi ve diğer turnuvalara özensiz hazırlandığı belli bir şekilde çıkarmasıysa muhtemelen Mancini adına sezonun tek eksisi. Lakin Maviler cephesinde United’ın önünde kazanılmış bir lig şampiyonluğunun Şampiyonlar Ligi zaferinden bile daha önemli görülmesinden dolayı Mancini’nin bu sezonki başarısı en az 1 yıl daha takımda devam edeceği anlamına geliyor.
Sezon genelinde çok fazla değişim göstermeyen savunma kurgusu ligin en az gol yiyen takımını City olarak tescilledi. Şüphesiz bu konudaki aslan payı sezonun kalecisi Joe Hart ve sezonun en iyi oyuncusu seçilen Kompany’ye ait. Toure, Silva ve Agüero’nun hücumdaki sürekliliği ve Mancini’nin planına kusursuz uyum sağlaması Manchester City’nin topa hükmeden oyun kimliğinin işlevselliğine büyük katkı sağladı. Arsenal kariyerinin üstüne koyan Nasri ve kritik zamanlarda ortaya çıkan Balotelli de mutlu sezonun yardımcı oyuncularından oldular.
Finansal Fair Play endişesi
Son 3 maça Manchester United 169 milyon sterlin değerindeki kadrosuyla çıkarken City’de bu rakam 161 milyon sterlin. Manchester United’ın birçok şampiyonluk yaşayan tecrübeli kadrosunun yanında City’nin şampiyonluk yaşamayan oyunculardan kurulu olması United hakimiyetinin son bulmasında ciddi önem arz ediyor. Seneler ilerledikçe transfer konusunda da tecrübe kazanan City rakibi United’ın derinliğinde bir kadroya ilk kez bu sezon kavuştu. Agüero için harcanan 43 milyon avro sorunsuz bir süper yıldızın takımı şampiyon yapmasıyla doğru yatırımın başarıyı getirdiğini gösterdi. Futbol operasyonları koordinatörü Brian Marwood’a göre Manchester City transferlerle var olmaya çalışacak bir kulüp değil. Altyapı problemleri nedeniyle seneler önce Giggs’i Kırmızı Şeytanlar’a kaptırmanın acısını halen hisseden City, futbol okullarının kalite arttırılmasıyla keşfettiği yetenekleri kaybetmemek istiyor. Kendi özkaynağıyla varolmaya başlamadan önce rakipleriyle mücadele açısından yapılması gereken yatırımların gerekliliği de kazanılan lig şampiyonluğu ve artan gelirlerle birlikte doğrulanmış oldu ama City’nin hala UEFA’nın mali kriterleriyle ilgili sorunları var. Kulüp planlamasını yaptığını ve endişe duymadığını belirtse de bu konuda sorun yaşayabilir.
Manchester City 2011/12 şampiyonluğuyla Manchester’ın ve İngiltere’nin bundan sonra sadece kırmızı olmayacağını gösterdi. 44 yıllık özlemin dinmesiyle birlikte ayakları yere basan, şampiyonluk tecrübesine sahip oyuncuların varlığıyla bundan sonraki Premier League sezonlarında United ve diğerleriyle başa çıkabileceğini tüm dünyaya göstermiş oldu.
http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/05/mavi-devrim/
Ipad'den dergiyi okumak için
http://itunes.apple.com/us/app/id467337195?mt=8http://itunes.apple.com/us/app/id467337195?mt=8
android marketten indirmek için
https://play.google.com/store/apps/details?id=air.com.foiegrasmedia.hayatimfutbolmag#?t=W251bGwsMSwxLDIxMiwiYWlyLmNvbS5mb2llZ3Jhc21lZGlhLmhheWF0aW1mdXRib2xtYWciXQ..
Manchester şehrinde zafer 44 yıldır şampiyonluğa hasret olan mavi tarafın oldu. Maçın uzatma dakikalarına yenik giren Manchester City’nin 3-2’lik zaferi nesilden nesile anlatılacak bir şampiyonluğu getirdi.
‘’Hayatımın en mutlu anını yaşıyorum ama lütfen bir daha bu şekilde olmasın’’ ( Vincent Kompany )
Sezon başından beri bir mavilere bir kırmızılara yaklaşan kupa sonunda sahibini buldu. Premier League’in en epik finallerinden birine sahne olan City- QPR maçı sonrasında Maviler 44 yıllık şampiyonluk hasretine son verdi. Manchester’ın kırmızı tarafı ise 5 dakikada kaçan şampiyonluğa üzülüyor.
Yükselme ve gerileme dönemi
Petrol zengini Şeyh Mansour’un yatırımlarıyla sansasyonel transferlerine her sezon yenilerini ekleyen Manchester City 2011/12 sezonuna lig şampiyonluğu parolasıyla başladı. Dzeko, Agüero, Nasri, Silva gibi top class oyuncuların etkili oyunuyla maçlarını rahat kazanan City ligdeki rakiplerine en ciddi mesajı Old Trafford’daki tarihi 6-1’lık galibiyetiyle verdi. FA Cup yarı finali haricinde ezeli rakibine diş geçiremeyen Manchester City, Premier League dengelerini sadece transfer anlamında sarsmadığını da göstermiş oldu. Sir Alex Ferguson’un tabiriyle ‘gürültücü komşular’ başarının parayla satın alamayacağı klişesini United ağlarına tam 6 gol göndererek yerle bir etti.
Ocak sonrası Manchester City için çok sancılı geçti. Afrika Kupası’na giden Yaya Toure, çok uzun süre gol bulamayan Dzeko, formu düşen Silva , cezası nedeniyle 4 maç oynayamayan Kompany derken takımın tüm yükünü bir süreliğine Agüero ile Balotelli sırtlamak zorunda kaldı. Her defasında Yaya Toure’nin takımdaki önemine vurgu yapan Mancini silik deplasman performansları sebebiyle takımı toparlamaktan uzak bir görüntü çizdi ve Emirates’te kaybedilen maç sonrasında United’la City arasında oluşan puan farkı 8’i buldu.
Akıl almaz finale doğru
İngiltere’de sezonun son dönemecine girildiğinde herkes United’ın 8 puanlık avantajıyla şampiyonluk ipini rahat göğüsleyeceğine inanırken, United’ın beklenmeyen Wigan mağlubiyeti ve Everton beraberliği Etihad’daki Manchester Derbisine 3 puanlık farkla girilmesini sağladı. Tevez’in takıma dönüşü ve Toure’nin normal performansına yaklaşmasıyla puan kaybı yaşamayan City, United’ı kaptan Kompany ile yıktı ve son iki maça lider olarak çıkma avantajını yakaladı. Bu süreçte ısrarla rakiplerinin daha avantajlı olduğunu belirterek psikolojik üstünlüğü ele alan Mancini, takımın Newcastle deplasmanından zaferle dönmesinde büyük pay sahibi oldu. Ligin son haftasına girilmeden önce Newcastle’ın çelme takacağını düşünen Manchester United şampiyonluk hayallerine büyük ölçüde veda etmişti.
Ligin son haftasında City’nin kazanması gereken maç QPR’ın inanılmaz savunmasıyla işkence halini aldı, %89 topla oynama oranının görüldüğü maçta QPR ilk yarıda sadece 67 pas yapabildi ama buna rağmen Manchester City pozisyon bulmakta çok zorlandı. Topu Agüero ve Tevez’e indirme planıyla maça çıktıkları halde Arjantinlilerin kaleye yüzünü dönmesi mümkün olmadı. Şampiyonluk için uzatmalarda atılması gereken 2 gol, 90 dakika kusursuz savunma yapan takıma karşı imkansız görünüyordu. Bu durum öyle bir stres halini aldı ki gol gelmedikçe Dzeko, Tevez ve Nasri’nin ceza sahası içerisinde çektiği şutlar kaleyi bile göremeden direk taca çıkıyordu. İmkansızı mümkün kılmak için ise 2 dakika yetti. Dzeko’nun kornerden attığı gol ve Agüero’nun olağanüstü bitirişi Maviler’i tarihe geçecek şampiyonluğuna ulaştırıyordu.
Mancini’nin akıl oyunları
Şüphesiz bu başarının en büyük mimarı Mancini ve ekibi. Sezon başında Dzeko ve Silva’nın Tevez’den dayanak alarak kazan kaldırmasına müsaade etmedi. Balotelli gibi bir karakterden maksimum olmasa da ortalama verim almayı başardı. Baskının en yoğun olduğu dönemlerde bile takımın gardını düşürmeyerek 8 puanlık farktan geri dönebilmek de Mancini’nin eseri. QPR maçının son dakikaları yaklaştığında istifa mektubunu masaya koymayı düşünürken gelen mucizevi galibiyetle tüm sezon boyu hak ettiği ödülü aldı. Lig maçları haricinde takımını Şampiyonlar Ligi ve diğer turnuvalara özensiz hazırlandığı belli bir şekilde çıkarmasıysa muhtemelen Mancini adına sezonun tek eksisi. Lakin Maviler cephesinde United’ın önünde kazanılmış bir lig şampiyonluğunun Şampiyonlar Ligi zaferinden bile daha önemli görülmesinden dolayı Mancini’nin bu sezonki başarısı en az 1 yıl daha takımda devam edeceği anlamına geliyor.
Sezon genelinde çok fazla değişim göstermeyen savunma kurgusu ligin en az gol yiyen takımını City olarak tescilledi. Şüphesiz bu konudaki aslan payı sezonun kalecisi Joe Hart ve sezonun en iyi oyuncusu seçilen Kompany’ye ait. Toure, Silva ve Agüero’nun hücumdaki sürekliliği ve Mancini’nin planına kusursuz uyum sağlaması Manchester City’nin topa hükmeden oyun kimliğinin işlevselliğine büyük katkı sağladı. Arsenal kariyerinin üstüne koyan Nasri ve kritik zamanlarda ortaya çıkan Balotelli de mutlu sezonun yardımcı oyuncularından oldular.
Finansal Fair Play endişesi
Son 3 maça Manchester United 169 milyon sterlin değerindeki kadrosuyla çıkarken City’de bu rakam 161 milyon sterlin. Manchester United’ın birçok şampiyonluk yaşayan tecrübeli kadrosunun yanında City’nin şampiyonluk yaşamayan oyunculardan kurulu olması United hakimiyetinin son bulmasında ciddi önem arz ediyor. Seneler ilerledikçe transfer konusunda da tecrübe kazanan City rakibi United’ın derinliğinde bir kadroya ilk kez bu sezon kavuştu. Agüero için harcanan 43 milyon avro sorunsuz bir süper yıldızın takımı şampiyon yapmasıyla doğru yatırımın başarıyı getirdiğini gösterdi. Futbol operasyonları koordinatörü Brian Marwood’a göre Manchester City transferlerle var olmaya çalışacak bir kulüp değil. Altyapı problemleri nedeniyle seneler önce Giggs’i Kırmızı Şeytanlar’a kaptırmanın acısını halen hisseden City, futbol okullarının kalite arttırılmasıyla keşfettiği yetenekleri kaybetmemek istiyor. Kendi özkaynağıyla varolmaya başlamadan önce rakipleriyle mücadele açısından yapılması gereken yatırımların gerekliliği de kazanılan lig şampiyonluğu ve artan gelirlerle birlikte doğrulanmış oldu ama City’nin hala UEFA’nın mali kriterleriyle ilgili sorunları var. Kulüp planlamasını yaptığını ve endişe duymadığını belirtse de bu konuda sorun yaşayabilir.
Manchester City 2011/12 şampiyonluğuyla Manchester’ın ve İngiltere’nin bundan sonra sadece kırmızı olmayacağını gösterdi. 44 yıllık özlemin dinmesiyle birlikte ayakları yere basan, şampiyonluk tecrübesine sahip oyuncuların varlığıyla bundan sonraki Premier League sezonlarında United ve diğerleriyle başa çıkabileceğini tüm dünyaya göstermiş oldu.
http://www.hayatimfutbol.com/index.php/2012/05/mavi-devrim/
Ipad'den dergiyi okumak için
http://itunes.apple.com/us/app/id467337195?mt=8http://itunes.apple.com/us/app/id467337195?mt=8
android marketten indirmek için
https://play.google.com/store/apps/details?id=air.com.foiegrasmedia.hayatimfutbolmag#?t=W251bGwsMSwxLDIxMiwiYWlyLmNvbS5mb2llZ3Jhc21lZGlhLmhheWF0aW1mdXRib2xtYWciXQ..
27 Şubat 2012 Pazartesi
Stop
Malum okul var , mimarlık okumak zor, hele istemeden böyle bir bölüme geldiyseniz daha da zor. Okul daha bitmeden ekonomik rahatlığa erişmek öncelikli hedefim şimdilik. Bazı projeler var bakalım hayata dair, onları gerçekleştirebilirsek. Yazmam gereken birkaç mecra da ilgi alaka bekliyor. Oralarda devamlılık sağlamak istiyorum.Futboldan ya da Manchester City'yi takip etmekten vazgeçmişliğim yok, Yaya Toure gelmişken ve takım takır takır oynarken yazmak çok keyifli olurdu eminim , elim gitmiyor sadece uzun uzadıya yazmaya, bi süredir bunu yapacak keyfim yok, birazcık daha süreye ihtiyaç var. İlerleyen dönemlerde yeniden yazmak için hazır hissedersem kaldığım yerden devam ederim.
140 karakter üzerinden keyfi yazmaya devam edeceğim bi süre.
http://twitter.com/selman_ozcelik
Ha bir de kendi hayatımızdan sıkıldığımız noktada yepyeni dünyaları takip ettiğimiz, yabancı diziler üzerine bir sitemiz var. Uğramak istersiniz belki.
http://www.birdizihaber.com/
Ne güzel söylemiş The Smiths
24 Ocak 2012 Salı
Maradona da City Taraftarı

Malumunuz Sergio Agüero Maradona'nın damadı, Tottenham maçından sonra Mail Online sitesine kayınpederi Maradona ile ilgili konuşmuş.
'' Maradona beni çok yakından izliyor, bizim oynadığımız maçları da takip ediyor , devamlı mesajlaşıyoruz , eminim birazdan eve gittiğimde oynadığımız Tottenham maçıyla ilgili birçok mesaj atacak ve beni tebrik edecek, sezon başından beri onu da Manchester City fanatiği yapmış oldum ''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


